Bir Aile Geleneğinden Türkiye Markasına; AYAZ FERFORJE METAL
Güneydoğu'nun en büyük ferforje ve alüminyum üretim tesisi olarak, CNC ve lazer kesimden robotik kaynağa, elektrostatik toz boya hattına kadar ileri teknolojiyle üretim yapan AYAZ FERFORJE METAL, modern ve klasik tasarımları Türkiye genelinde konut ve kamu projelerinde buluşturuyor, geleneksel ustalığı yüksek dayanıklılıkla birleştiriyor.
Gelenekten Geleceğe Ferforje; Mehmet Emin Ayaz Anlatıyor

Bazı başarı hikâyeleri sessiz büyür. Gösterişten uzak, emeğin ve disiplinin üzerine inşa edilir. 1978’den bu yana üretimin içinde olan bir aile geleneğini bugün modern teknolojiyle buluşturan iş adamı Mehmet Emin Ayaz, ferforje sektöründe yalnızca üretim yapan bir sanayici değil; ustalığı geleceğe taşıyan bir vizyon temsilcisi.
9000 m² üzerine kurulu 3200 m² kapalı alana sahip Güneydoğu’ nun en büyük tesisinde demiri estetikle buluşturan, CNC ve lazer teknolojileriyle geleneksel el işçiliğini aynı çizgide yürüten Ayaz, hem şehir estetiğine katkı sunuyor hem de Türkiye genelinde büyük projelere imza atıyor.
Diyar Magazin olarak, kökleri geçmişte, vizyonu gelecekte olan, demirin sanatla buluştuğu bu üretim yolculuğunu Mehmet Emin Ayaz ile konuştuk.
D.M: Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
Mehmet Emin Ayaz: 1978’den bu yana ferforje sektöründe faaliyet gösteren bir aile şirketinin sahibiyim. Babadan devraldığımız mesleği bugün daha ileriye taşımak için üretim ve iş geliştirme süreçlerini yönetiyorum. Köklü tecrübemizle kaliteli ve güvenilir işler yapmaya odaklanıyoruz.
D.M: Geleneksel ferforje anlayışı değişiyor mu?
Evet, değişiyor ama tamamen ortadan kalkmıyor. Aslında dönüşüyor diyebiliriz. Eskiden daha yoğun, klasik ve işlemeli modeller tercih edilirken bugün sade, modern ve minimal çizgiler ön plana çıkıyor. Özellikle villa ve site projelerinde düz hatlı tasarımlar artış gösteriyor. Üretim tarafında da ciddi bir gelişim var. El işçiliği hâlâ çok kıymetli ancak artık lazer kesim, CNC büküm ve elektrostatik toz boya gibi teknolojiler sürece dahil oldu. Bu hem hız hem de standart kalite sağlıyor. Müşteri beklentisi de değişti. Artık sadece estetik değil; dayanıklılık, uzun ömür, bakım kolaylığı ve paslanmazlık ön planda. Ama değişmeyen bir şey var: Ustalık, demirin işlenme sanatı, güven ve sağlamlık. Sektörün temeli hâlâ bunlar.
D.M: Ustalık geleneği yeni nesle aktarılabiliyor mu?
Bu konu sektörün en kritik başlıklarından biri. Aktarım mümkün ama bilinçli bir çaba gerekiyor. Ustayı sadece çalışan değil aynı zamanda öğretici konumuna getirmek gerekiyor. Gençlere işin ekonomik değerini göstermek, teknolojiyi ve geleneği birlikte öğretmek önemli. Ayrıca mesleğin sadece bir iş değil, bir sanat olduğunu anlatmak gerekiyor. Bu yaklaşım olduğunda yeni nesil daha istekli oluyor.
D.M: Nitelikli eleman bulmakta zorlanıyor musunuz?
Evet, bu birçok köklü fabrikada olduğu gibi bizde de yaşanan bir durum. Özellikle el işçiliğine dayalı sektörlerde nitelikli eleman bulmak her geçen yıl daha da zorlaşıyor.

D.M: Fabrikanızın üretim ve teknoloji altyapısından bahseder misiniz?
Firmamız 3200 m²’ si kapalı olmak üzere toplam 9000 m² alanda faaliyet gösteren Güneydoğu’ nun en büyük, köklü bir ferforje ve alüminyum üretim tesisidir. CNC ve lazer kesim sistemleri, elektrostatik toz boya hattı ve çeşitli robotik kaynak makineleriyle üretimimizi yüksek kalite ve süreklilikle gerçekleştiriyoruz. Deneyimli ustalarımız ile yetişen yeni nesil çalışanlarımızı aynı çatı altında buluşturuyoruz. Bu yapı sayesinde hem ustalık geleneğini hem de verimli iş süreçlerini birlikte yürütüyoruz. Yatırım ve iş ortaklıklarına güvenilir, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir üretim altyapısı sunuyoruz.
D.M: Ferforjenin kent estetiğindeki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ferforje yalnızca güvenlik ve dayanıklılık unsuru değildir; aynı zamanda şehir kimliğinin bir parçasıdır. Balkon, kapı, pencere ve kamusal alan detaylarıyla kent siluetine karakter kazandırır. Hem tarihî hem modern mimariyle uyum sağlayabilir. Biz de üretimimizi bu bilinçle yürütüyor, şehrin estetiğine değer katacak ürünler ortaya koymayı hedefliyoruz.
D.M: Ferforje üretiminde kaliteyi belirleyen en önemli unsurlar nelerdir?
Kalite bizim için her aşamada başlar. İyi hammadde seçimi, deneyimli ustaların titiz işçiliği ve detaylara verilen önem belirleyicidir. Bunun yanında söz verilen sürede teslimat yapmak da kalite anlayışımızın bir parçasıdır.

D.M: Türkiye genelinde hizmet veriyorsunuz. Son projelerinizden bahseder misiniz?
Türkiye’nin 81 iline hizmet sunuyoruz. Son dönemde özellikle Hatay Arsuz ve İskenderun’daki toplu konut projeleri, Eskişehir’deki konut projeleri ve İstanbul’daki DSİ projeleri için ferforje üretimi gerçekleştirdik. Bu projelerde hem modern hem klasik tasarımları bir arada kullandık. Geleneksel ustalık ile modern üretim teknolojilerini birleştirerek hem estetik hem dayanıklılığı garanti altına aldık. Büyük projelerde teslimat sürelerini koruyarak yüksek kaliteyi sağlamak en önemli önceliğimiz oldu.
D.M: Ürünlerinizi rakiplerden ayıran temel özellik nedir?
En önemli farkımız üretim kapasitemiz ve profesyonel kadromuzdur. Geleneksel ustalık ile modern üretim teknolojilerini aynı potada eritiyoruz. Bu da hem esnek tasarım hem de yüksek üretim standardı anlamına geliyor.
D.M: Türkiye’de ferforje sektörünün mevcut durumunu nasıl görüyorsunuz?
Müşteri beklentileri değişiyor. Artık sadece klasik modeller değil; modern, minimal ve projeye özel tasarımlar öne çıkıyor. Estetik ile dayanıklılık birlikte talep ediliyor. Bu da sektörü daha yenilikçi olmaya zorluyor.
D.M: Önümüzdeki 10 yıl için hedefleriniz neler?
Hedefimiz; kalite, tasarım ve proje yönetimi anlamında sektörde lider konumumuzu güçlendirmek. Türkiye genelindeki toplu konut, villa ve kamu projelerinde daha fazla yer almayı planlıyoruz.10–20 yıl sonrasını ise geleneksel el işçiliği ile modern üretim tekniklerini kusursuz şekilde birleştiren, ulusal ve uluslararası projelerin tercih ettiği öncü bir üretim merkezi olarak hayal ediyorum. Amacımız sadece üretim yapmak değil; kaliteyi, estetiği ve güveni bir arada sunarak ferforje sektöründe yeni standartlar belirlemek.









Benzer Haberler
Diyarbakır OSB Seçimi Sonrası İlk Röportaj | Ali İhsan Özdoğan: "Hukuki Sürecin Sonuna Kadar Takipçisi Olacağız"
Kahvaltının Patronu Halit Haliloğlu Anlatıyor; Van Kahvaltı Sarayı'nın Başarı Hikâyesi ve Gelecek Vizyonu
VİZYONLA BÜYÜYEN BİR MARKA: ÖZBAY GROUP Şeyhmus ÖZBAY ile Çok Yönlü Büyümenin Hikâyesi
“Tarz Sahibi Mekânlar Tesadüf Değil” MARJE DEKOR İşletmecisi Muhammed Tokur ile Ev ve Ofis Dekorasyonu Üzerine…
HİKMET KAPLAN: “Çözüm Bellidir; Önce Ahlak ve Maneviyat, Ardından Adaletli Bir Düzen”
Diyarbakır’da Dış Mekân Şıklığına Yeni Adres; Aydın-el Outdoor Furniture
Bir Aile Geleneğinden Türkiye Markasına; AYAZ FERFORJE METAL
KARACADAĞ’DAN SOFRALARA UZANAN DOĞAL LEZZET; LEZZETÇE TURŞULARI Genç Girişimci Deniz Balıkçı: “Kendi Memleketimde Üretmek, En Büyük Gururum”